İçeriğe geç
Flatinium
SEO7 dk okuma

İçerik kaç kelime olmalı? Rakama değil niyete bakın

Google’ın kelime sayısı diye bir sıralama faktörü yok. Ama uzunluk yine de sonucu etkiliyor — çünkü arama niyetini karşılamak için gereken alan konudan konuya değişiyor. Doğru uzunluğu nasıl bulacağınızı anlatıyoruz.

İçerik kaç kelime olmalı? Rakama değil niyete bakın — Flatinium SEO yazısının kapak görseli

Kısa cevap — rakam yok

Google’ın açıkladığı sıralama faktörleri arasında kelime sayısı bulunmuyor. Search Advocate John Mueller bunu birkaç kez doğruladı. Google’ın içerik kalitesi rehberi de uzunluktan değil faydadan söz ediyor.

Yine de uzun içeriklerin üst sırada çıktığını görüyorsunuz ve bu bir yanılsama değil. Sebep uzunluğun kendisi değil: rekabetçi konularda arama niyetini tam karşılamak genellikle daha çok anlatım gerektiriyor. Uzunluk sonucun kendisi değil, yan ürünü.

Bu ayrımı kaçıran ekipler şunu yapıyor: hedef kelime seçiliyor, "rakipler 2.000 kelime yazmış, biz 2.500 yazalım" deniyor ve ortaya doldurulmuş bir metin çıkıyor. Google’ın ödüllendirdiği şey bu değil.

Niyet, uzunluğu belirliyor

Aynı sitede beş farklı arama tipi bulunabiliyor ve hepsini aynı uzunlukta yazmaya çalışmak yanlış:

Arama tipi

Örnek

Tipik uzunluk

Neden

Tanım

"domain nedir"

600–1.000 kelime

Cevap kısa, bağlam gerekiyor

Nasıl yapılır

"backlink sorgulama nasıl yapılır"

1.200–2.000

Adımlar, araçlar, ekran akışı

Karşılaştırma

"semrush mu ahrefs mi"

1.500–2.500

Çok boyutlu değerlendirme

İşlem

"seo fiyatları", "iletişim"

300–800

Kullanıcı karar aşamasında

Yerel hizmet

"ankara seo ajansı"

1.500–3.000

Güven inşası gerekiyor

Dikkat edilmesi gereken nokta: işlem amaçlı sayfaları uzatmak zarar veriyor. Fiyat sayfasına gelen kişi okumak değil karar vermek istiyor. Oraya 2.000 kelime koymak dönüşümü düşürüyor.

Doğru uzunluğu bulma yöntemi

Google’ın başlangıç rehberi da bir uzunluk eşiği vermiyor; istediği şey konunun okuyucuyu tatmin edecek kadar ele alınması. Yöntem bu yüzden sayı hedefinden değil, sorunun kendisinden yürüyor.

Bu, tahmin yürütmeden yapılabilecek bir ölçüm:

  1. Hedef kelimeyi aratın. Gizli sekmede ve konum ayarınızı kontrol ederek — yerel sonuçlar tabloyu değiştiriyor.
  2. İlk 10 sonucun kelime sayısını ölçün. Tarayıcı eklentileri veya Screaming Frog'un kelime sayacı işi görüyor.
  3. Ortalamayı ve dağılımı çıkarın. Ortalama tek başına yanıltıcı olabiliyor; 8 sonuç 1.000 kelime, 2 sonuç 5.000 kelimeyse ortalama sizi yanlış yere çeker. Ortanca değere de bakın.
  4. O bandı hedefleyin — aşmak için değil, eksik kalmamak için.

Bandın belirgin biçimde altındaysanız konunun bir kısmını hiç ele almıyorsunuz demektir. Çok üstündeyseniz de doldurma yapıyor olabilirsiniz.

Uzunluk yerine bakılacak beş şey

Google’ın yararlı içerik rehberi uzunluktan hiç bahsetmiyor. Sorduğu şey başka: içerik konuyu gerçekten bilen biri tarafından mı üretilmiş, okuyan kişi aradığını bulmuş hissediyor mu, sayfayı kapatıp başka bir sonuca dönme ihtiyacı duyuyor mu. Kelime sayısı bu üç sorunun hiçbirinin cevabı değil.

1. Soruyu ilk 100 kelimede cevapladınız mı?

Okuyucu cevabı aramak zorunda kalmamalı. "Kaç kelime olmalı" sorusunun cevabı "değişir" ise, bunu ilk paragrafta söyleyip sonra açıklayın. Cevabı yazının ortasına saklamak, okuyucuyu geri düğmesine iter.

Bu aynı zamanda yapay zekâ motorlarının içeriği alıntılamasını kolaylaştırıyor — cevap net ve başta olunca model onu doğrudan kullanabiliyor.

2. Alt sorular karşılanıyor mu?

"Kaç kelime" arayan kişi ayrıca şunları da merak ediyor: nasıl ölçerim, kısa olsa olur mu, rakipler ne yapıyor, uzunluk sıralamayı gerçekten etkiliyor mu.

Bu alt soruları bulmanın en kolay yolu Google’ın kendi arama sonuçlarındaki "İlgili sorular" bölümü ve arama kutusundaki otomatik tamamlamalar. İkisi de ücretsiz ve doğrudan kullanıcı davranışından geliyor.

3. Tablo veya liste var mı?

Bilgi yoğun bölümler düz metinde kayboluyor. Karşılaştırma yapıyorsanız tablo, sıra anlatıyorsanız numaralı liste, seçenek sunuyorsanız madde işareti kullanın.

Tablolar ayrı bir avantaj taşıyor: hem öne çıkan sonuç (featured snippet) hem yapay zekâ yanıtları için en çok tercih edilen biçim. Bir tablo, aynı bilgiyi anlatan üç paragraftan daha çok alıntılanıyor.

4. Tekrar var mı?

Aynı şeyi farklı cümlelerle üç kez söylemek uzunluk kazandırır, değer kazandırmaz. Yazıyı bitirdikten sonra her paragrafı okuyup "bu paragraf olmasa ne kaybederim" diye sorun. Cevap "hiçbir şey" ise silin.

5. Okuma süresi ve geri dönüş ne diyor?

Uzun ama okunmayan içerik, kısa ve okunan içerikten kötü. Analitikte ortalama okuma süresi ve kaydırma derinliğine bakın. Kullanıcılar yazının üçte birinde bırakıyorsa sorun uzunlukta değil, o noktadaki içerikte.

Sık yapılan üç hata

Rakibin uzunluğunu kopyalamak. Rakip 3.000 kelime yazmış olabilir ama bunun 1.000 kelimesi gereksiz olabilir. Ölçüt kelime sayısı değil, kapsanan alt konu sayısı.

Girişi şişirmek. "Günümüzün rekabetçi dijital dünyasında..." diye başlayan 200 kelimelik girişler okuyucuyu kaybettiriyor. İlk cümlede konuya girin.

Tanım yığmak. Konuyla ilgili her terimi tanımlamak yazıyı uzatıyor ama akışı bozuyor. Terimi ilk geçtiği yerde bir cümleyle açıklayıp geçin; ayrıntı isteyen için ayrı sayfaya link verin.

Yapay zekâ tarafı ne değiştirdi?

ChatGPT ve Google’ın yapay zekâ özeti gibi motorlar cevabı içerikten çıkarıyor. Bunlar uzunluğu değil alıntılanabilirliği ödüllendiriyor: net, kendi başına anlamlı, sayı içeren pasajlar.

Pratikte bu iki şey anlamına geliyor:

  • Yazının başına 3–6 maddelik bir özet koymak. Hem acelesi olan okuyucu hem model cevabı orada buluyor.
  • Her bölümü kendi içinde tamamlanmış tutmak. Modelin alıntıladığı pasaj, bağlamından koparıldığında da anlamlı olmalı.

Bu yaklaşımı yapay zekâ arama optimizasyonu tarafında ayrıntılı anlatıyoruz.

Örnek senaryo — Bir müşterimiz "rakipler 3.000 kelime yazmış, biz 3.500 yazalım" dedi. Ölçtük: rakiplerin 3.000 kelimesinin yaklaşık 900'ü giriş klişesi ve tekrardı. Asıl kapsanan alt konu sayısı 11'di. Biz 1.900 kelimede 13 alt konuyu kapattık ve üç ay sonra o kelimede onların üstüne çıktık. Rakip uzunluğunu kopyalamak değil, kapsanan soru sayısını geçmek işe yarıyor.

Ne zaman kısa yazmalı?

Uzunluk her zaman doğru cevap değil. Şu durumlarda kısa tutun:

  • Net cevabı olan sorular. "Meta açıklama kaç karakter olmalı" sorusunun cevabı bir cümle. Onu üç sayfaya yaymak kimseye fayda sağlamıyor.
  • İşlem sayfaları. Fiyat, iletişim, teklif formu. Karar aşamasındaki kullanıcıyı okumaya zorlamayın.
  • Rekabetin düşük olduğu uzun kuyruklu aramalar. İlk 10'da hiç iyi içerik yoksa 600 kelime yeterli olabiliyor.

Kelime sayısını nasıl ölçersiniz?

Rakip sayfaların uzunluğunu göz kararı tahmin etmek yerine ölçmek gerekiyor. İşe yarayan üç yol:

Tarayıcı konsolu. Sayfada F12 açıp konsola şunu yazmak yeterli: sayfanın ana içerik alanındaki metni seçip kelimelere bölen kısa bir komut. Eklenti kurmadan, her sitede çalışıyor.

Screaming Frog. Tarama sonuçlarında her sayfa için kelime sayısı sütunu var. Bir rakibin tüm sitesini tarayıp ortalama içerik uzunluğunu çıkarabiliyorsunuz.

İçerik analiz araçları. Surfer, Frase gibi araçlar ilk 10 sonucun ortalamasını otomatik veriyor. Ücretli ama tekrar eden iş varsa zaman kazandırıyor.

Ölçerken dikkat: menü, altbilgi ve yan sütun metinleri sayıma karışmamalı. Bazı araçlar sayfanın tamamını sayıyor ve 1.200 kelimelik bir yazıyı 2.000 gösteriyor.

İpucu — Yazıyı bitirdikten sonra her paragrafı tek tek okuyup "bu paragraf olmasa ne kaybederim" diye sorun. Cevap "hiçbir şey" ise silin. Bu tek alışkanlık, uzunluk takıntısını kendiliğinden çözüyor.

Uzun yazı için yapı önerisi

900 kelimenin üstüne çıkacaksanız yapı olmadan okunmuyor. Bizim kullandığımız iskelet:

Bölüm

Uzunluk

İşlevi

Özet kutusu

3–6 madde

Cevabı hemen ver

Giriş

60–100 kelime

Sorunu okuyucunun diliyle kur

Ana bölümler

6–10 H2

Her biri bir alt soruyu kapat

Tablo

en az 2

Karşılaştırma ve süreç

Uygulanabilir liste

5–10 madde

Okuyucu ne yapacak

Ne zaman yapılmaz

1 bölüm

Güven kazandırır

SSS

4–6 soru

Kalan itirazları karşıla

Bu iskeletin en çok atlanan parçası "ne zaman yapılmaz" bölümü. Bir yöntemin uygun olmadığı durumları da anlatmak, okuyucunun gözünde güvenilirliği belirgin biçimde artırıyor — çünkü her şeyi öven metinler satış metni gibi okunuyor.

Özetle

Kelime sayısı bir hedef değil, sonuç. Önce "bu soruyu tam olarak cevaplamak için ne gerekiyor" diye sorun; uzunluk kendiliğinden çıkar.

Yine de bir taban lazımsa: bilgi amaçlı yazılarda 900 kelimenin altına düşmemeye çalışın. Bu, konuyu ele almak için gereken asgari alan — altında kaldığınızda genellikle bir şeyleri atlamış oluyorsunuz.

İçerik planınızı bu mantıkla kurmak için SEO strateji geliştirme çalışmamıza bakabilirsiniz.

Bu konuyla ilgili

  • İçerik SEO — Uzunluk kararını her yazı için ayrı ayrı vermek yerine sistemli hâle getirmek isterseniz.
  • SEO editörü ne iş yapar? — Bu kararları kimin verdiği ve brief’in neden bu kadar önemli olduğu.
  • SEO’da rakip analizi — İlk 10 sonucun kelime sayısını ve yapısını nasıl ölçeceğiniz.

SSS

Sık sorulan sorular

Google kelime sayısına bakıyor mu?

Hayır. Google Search Advocate John Mueller bunu birkaç kez açıkça belirtti: kelime sayısı bir kalite göstergesi değil. Uzun içeriklerin sık üst sırada çıkması, uzunluğun kendisinden değil, konuyu daha kapsamlı ele almalarından kaynaklanıyor.

Peki neden herkes uzun yazın diyor?

Çünkü korelasyon var, nedensellik yok. Rekabetçi konularda arama niyetini tam karşılamak genellikle uzun anlatım gerektiriyor. Ama aynı cevabı 400 kelimede verebiliyorsanız 2.000 kelimeye çıkarmak zarar veriyor.

Doğru uzunluğu nasıl bulurum?

Hedef kelimeyi aratın, ilk 10 sonucun kelime sayısını ölçün ve ortalamayı alın. O bandın altında kalıyorsanız muhtemelen eksik anlatıyorsunuz. Bandın çok üstüne çıkmak da tek başına avantaj sağlamıyor.

Kısa içerik hiç sıralanamaz mı?

Sıralanır. Tanım aramalarında ve net cevabı olan sorularda kısa ve doğrudan içerik daha iyi çalışıyor. "Kaç kelime" sorusunun cevabı bir paragrafsa, o paragrafı üç sayfaya yaymak kimseye fayda sağlamıyor.