İçeriğe geç
Flatinium
Dijital Pazarlama6 dk okuma

Ankara ajansı mı, İstanbul ajansı mı?

Şehir farkının gerçekten önemli olduğu yerler var, hiç önemli olmadığı yerler var. İkisini ayırdık ve hangi durumda hangisinin mantıklı olduğunu yazdık.

Ankara ajansı mı, İstanbul ajansı mı? — Flatinium dijital pazarlama yazısının kapak görseli

Şehir farkı nerede önemli değil?

Önce net olalım: SEO çalışmasının büyük kısmı uzaktan yürüyor ve bu kısımda ajansın hangi şehirde olduğu hiçbir şey değiştirmiyor.

Teknik çalışma. İndeksleme sorunlarının giderilmesi, hız iyileştirmesi, yapısal veri, yönlendirme yönetimi. Hepsi uzaktan yapılıyor.

İçeriğin yazıya dökülmesi. Bilgi sağlandıktan sonra yazım aşaması konumdan bağımsız.

Ölçüm ve raporlama. Tamamen uzaktan.

Eğer bir ajans size "aynı şehirde olmamız teknik olarak gerekli" diyorsa, bu doğru değil.

Şehir farkı nerede önemli?

Fark tek bir yerde ortaya çıkıyor ve orası da işin en belirleyici kısmı: bilgi toplama.

İyi içerik, sizin bildiğiniz şeylerden üretiliyor. Müşterinizin telefonda ne sorduğu, hangi yanlış bilgiyle geldiği, sürecin hangi adımında tereddüt ettiği. Bunlar dışarıdan araştırmayla bulunamıyor.

İşletmeyi yerinde görmek, ekiple konuşmak, gerçek fotoğraf çekmek ve müşteri sorularını doğrudan duymak, aylarca süren yazışmanın veremediği malzemeyi bir günde veriyor.

Örnek senaryo — Bir Ankara işletmesini ziyaret ettiğimizde, sahibinin telefonda en çok sorulan soru olarak bahsettiği konunun sitede hiç geçmediğini gördük. O soru bir sayfaya dönüştürüldü ve birkaç ay içinde işletmeye en çok ziyaretçi getiren sayfa oldu. O bilgi hiçbir araştırmayla bulunamazdı; sadece o kişinin bildiği bir şeydi.

Yerel hedefleme yapıyorsanız

Hedefiniz Ankara'daki müşterilerse, şehri tanıyan bir ekibin somut bir avantajı var.

Ankara'nın kendi ticari coğrafyası var. Hangi sektörün nerede toplandığı, hangi bölgede hangi ihtiyacın yoğunlaştığı, ilçeler arası ulaşımın müşteri davranışına etkisi — bunlar haritadan okunmuyor.

Bu bilgi doğrudan içerik kararlarına yansıyor. Hangi ilçe için sayfa açılacağı, o sayfada gerçekten ne yazılacağı, hangi hizmetin hangi bölgede öne çıkarılacağı.

Uzaktan çalışan bir ekip bunları öğrenebilir ama öğrenme süresi projeye maliyet olarak yansıyor.

Türkiye geneline satıyorsanız

Bu durumda tablo değişiyor. Hedefiniz coğrafi değilse, ajansın konumu büyük ölçüde önemsiz hâle geliyor.

Burada belirleyici olan sektörünüzü bilip bilmediği. Bir e-ticaret sitesi için doğru ajans, aynı şehirdeki genel bir ajans değil, e-ticaret bilen bir ajans — nerede olursa olsun.

İpucu — Hedefinizin yerel mi ulusal mı olduğunu Search Console'dan görebilirsiniz. Gelen aramaların çoğu şehir adı içeriyorsa yerel; içermiyorsa ulusal. Bu tek bakış, ajans seçim kriterinizi de belirliyor.

Asıl ayırt edici soru

Şehir tartışması çoğu zaman yanlış sorunun tartışılması. Asıl belirleyici olan üç şey ve ikisi şehirle ilgisiz.

Bu işi kim yapacak? Satış görüşmesine gelen kişiyle işi yürütecek kişi farklıysa, ikincisiyle de konuşmak isteyin. Büyük yapılarda bu ikisi neredeyse her zaman farklı.

İşletmemi nasıl öğrenecek? Cevap "brief alırız" ise yüzeysel. İyi cevap, bilgiyi nasıl toplayacağını somut anlatan cevap.

Ayrılırsak elimde ne kalır? İçerikler, hesap erişimleri ve yapılan işlerin kaydı sizde kalmalı.

Üçüne net cevap veren bir ajans hangi şehirde olursa olsun çalışılabilir.

Her iki durumda da sorulacak sorular

Şehir tartışmasını bir kenara bırakın ve her iki tarafa da aynı soruları sorun. Google'ın SEO uzmanı tutma rehberi benzer bir liste veriyor ve uyarı işaretlerini de sayıyor.

"İlk üç ayda ne yapacaksınız?" Cevap "analiz yapacağız" ise yetersiz. Hangi analizin ne için yapıldığını anlatabilmeli.

"Neyi ölçeceğiz?" Sadece sıralama diyorsa eksik. Gösterim, tıklama ve gelen talep konuşulmalı.

"Sonuç ne zaman görünür?" Çok net ve çok kısa süre söyleyen kişiye dikkat edin. Dürüst cevap aralık verir ve neye bağlı olduğunu açıklar.

"Garanti veriyor musunuz?" Sıralama garantisi verilebilecek bir sistem yok; Google bunu doğrudan uyarı işareti olarak sayıyor.

Bu soruların hiçbiri teknik bilgi gerektirmiyor ve hepsinin cevabı sade bir dille verilebilir. Karşınızdaki kişi terim yığarak cevap veriyorsa, bu bilgi göstergesi değil.

Yerel sinyaller kimin işi?

Hedefiniz Ankara'daki müşterilerse, çalışmanın önemli bir kısmı arama motorunun dışında yürüyor.

Google yerel sıralamayı alaka düzeyi, mesafe ve öne çıkma ile açıklıyor. Öne çıkma tarafı yorumları, işletme profilinin eksiksizliğini ve şehirdeki bilinirliği kapsıyor.

Bunların bir kısmı ajansın yapabileceği iş değil — yorum toplamak sizin müşteri ilişkinizden geçiyor. İyi bir ajans bunu size bırakmıyor, düzenini kurup takibini yapıyor.

Uzaktan çalışan bir ekiple bu düzen de kurulabiliyor. Fark, şehri tanıyan bir ekibin hangi bölgede neyin işe yaradığını daha hızlı görmesi.

Ölçek meselesi

Şehirden daha belirleyici bir başka eksen var: ajansın büyüklüğü.


Büyük yapı

Küçük yapı

Kaynak genişliği

Yüksek

Sınırlı

Küçük hesaba ilgi

Düşebiliyor

Yüksek

Süreklilik

Güçlü

Kişiye bağlı

Karar hızı

Yavaş

Hızlı

Uzmanlık çeşitliliği

Geniş

Dar

Bu tablo şehirden bağımsız işliyor. Ankara'da da İstanbul'da da her iki tip yapı var.

Küçük ve orta ölçekli bir işletmeyseniz, büyük bir yapıda en küçük hesap olmak yerine küçük bir yapıda öncelikli hesap olmak genellikle daha iyi sonuç veriyor.

Uzaktan çalışırken neyi kaybediyorsunuz?

Dürüst olalım, uzaktan çalışmanın da bir maliyeti var ve bu maliyet ilk aylarda ortaya çıkıyor.

Bilgi toplama daha yavaş yürüyor. Yerinde bir saatte anlaşılacak şey, yazışmayla haftalara yayılıyor. İçerik üretimi bu bilgiye bağlı olduğu için ilk içeriklerin kalitesi de bundan etkileniyor.

Bunu telafi etmenin yolu var: başlangıçta uzun bir çevrim içi görüşme yapmak, ekranı paylaşarak siteyi birlikte gezmek ve müşteri sorularını yazılı olarak toplamak. Bu üçü yapıldığında fark büyük ölçüde kapanıyor.

Bizim durumumuz

Dürüst olalım — bu yazıyı Ankara'da çalışan bir ekip yazıyor ve bunun bir tarafı var.

Ankara'daki müşterilerimizle başlangıçta yüz yüze görüşüyoruz ve bunun içerik kalitesine yansımasını somut olarak görüyoruz. Şehir dışındaki müşterilerimizle de çalışıyoruz; o durumda başlangıç görüşmesi çevrim içi yürüyor ve bilgi toplama biraz daha uzun sürüyor.

Aynı şehirde aynı hizmeti veren iki işletmeyle aynı anda çalışmıyoruz. Bu bir etik tercih değil pratik bir zorunluluk — ikisini de aynı kelimede birinci yapmak mümkün değil.

Dikkat — Hangi şehirden çalışırsanız çalışın, Search Console, analiz hesabı ve alan adı sizin adınıza kayıtlı olmalı. Ajansa yetki verirsiniz, hesabı ona açtırmazsınız. Bu tek madde, ayrılık durumunda geçmiş verinizi korumanızı sağlıyor.
Sonuç — Şehir, yerel hedefleme yapıyorsanız ve bilgi toplama aşamasına değer veriyorsanız önemli. Onun dışında belirleyici olan kim çalışacak, nasıl öğrenecek ve ayrılırsak ne kalacak.

Ankara'daki çalışma kapsamımızı Ankara SEO ajansı sayfasında yazdık. Kurumla değil kişiyle çalışmayı tercih ediyorsanız Ankara SEO uzmanı sayfasında kiminle çalışacağınız yazılı. Şehir dışındaysanız kapsamın tamamı SEO ajansı sayfasında.

SSS

Sık sorulan sorular

SEO ajansının aynı şehirde olması şart mı?

Hayır. Çalışmanın teknik ve içerik kısmı uzaktan yürüyor. Şehir farkı yalnızca bilgi toplama aşamasında ve yerel hedefleme yapılan projelerde anlamlı hâle geliyor. Türkiye geneline satış yapıyorsanız ajansın konumu büyük ölçüde önemsiz.

İstanbul ajansları daha mı iyi?

Şehir tek başına kalite göstergesi değil. İstanbul’da daha çok ajans var, dolayısıyla hem çok iyi hem çok zayıf örnekler daha fazla. Ayırt edici olan şehir değil, işi kimin yapacağı ve nasıl çalışıldığı. Bunu her iki durumda da aynı sorularla test edebilirsiniz.

Yerel SEO için Ankara’daki bir ajans avantajlı mı?

Yerel hedefleme yapıyorsanız evet, ama sebebi teknik değil bilgisel. Şehri tanıyan bir ekip hangi ilçede hangi ihtiyacın yoğunlaştığını, hangi sektörün nerede toplandığını biliyor. Bu bilgi içeriğe yansıdığında fark yaratıyor; uzaktan araştırmayla aynı derinliğe ulaşmak zor.

Yüz yüze görüşmek gerçekten fark yaratıyor mu?

İlk aşamada belirgin şekilde evet. İşletmeyi yerinde görmek, ekiple konuşmak ve müşteri sorularını doğrudan duymak, sonradan üretilecek içeriğin kalitesini belirliyor. Sonraki aylarda çalışma zaten uzaktan yürüyor; kritik olan başlangıçtaki bilgi aktarımı.

Büyük ajansla mı küçük ajansla mı çalışmalıyım?

Bu, şehirden daha belirleyici bir soru. Büyük ajanslarda kaynak geniş ama küçük hesaplar sıraya düşebiliyor. Küçük yapılarda ilgi yüksek ama aynı anda yürütülebilecek proje sayısı sınırlı. İşinizin ölçeğine ve size ayrılacak zamana bakarak karar vermek daha doğru.

Nasıl karar vermeliyim?

Şehri değil şu üç şeyi sorun: bu işi kim yapacak, işletmemi nasıl öğrenecek, ayrılırsak elimde ne kalır. Üçüne net cevap veren bir ajans hangi şehirde olursa olsun çalışılabilir. Cevap veremeyen bir ajans, aynı sokakta olsa bile risk taşıyor.