İçeriğe geç
Flatinium
SEO6 dk okuma

Ankara’da arama rekabeti hangi sektörlerde düşük

Rekabetin düşük olduğu yeri bulmak, yüksek olduğu yerde savaşmaktan ucuz. Ankara’da bunu kendiniz nasıl tespit edeceğinizi ve nerelere bakacağınızı yazdık.

Ankara’da arama rekabeti hangi sektörlerde düşük — Flatinium SEO yazısının kapak görseli

Yanlış yerde savaşmayın

Sınırlı bütçeyle yapılabilecek en verimsiz iş, herkesin yarıştığı kelimede yarışmak.

"Ankara seo" gibi bir kelimede ilk sayfaya çıkmak yıllar süren bir çalışma gerektiriyor. Aynı emek, rekabetin neredeyse hiç olmadığı on ayrı aramaya dağıtıldığında çok daha hızlı karşılık veriyor.

Bu yazıda Ankara özelinde boşluğun nerede olduğunu ve bunu kendinizin nasıl tespit edeceğini anlattık.

Rekabet nerede yoğunlaşıyor?

Ankara ölçeğinde rekabet üç yerde toplanıyor.

Şehir adı + genel hizmet. "Ankara avukat", "Ankara diş hekimi", "Ankara nakliyat" gibi aramalar. Hem hacim yüksek hem yıllardır çalışan rakipler var.

Reklam bütçesi yüksek sektörler. Sağlık, hukuk, eğitim ve finans tarafında organik rekabet de yoğun oluyor.

Ulusal oyuncuların girdiği alanlar. Bazı aramalarda karşınızda yerel bir işletme değil, Türkiye geneline hizmet veren bir platform çıkıyor. Bu tip rekabet en zoru.

Buna karşılık aynı sektörlerde bile boşluk var — sadece daha dar aramalarda.

Boşluk nerede?

Dört tipte yoğunlaşıyor ve dördü de satın alma niyeti yüksek aramalar.

İlçe adı içeren aramalar. Şehir adıyla yapılan aramada rekabet varken, ilçe adıyla yapılan aramada ilk sayfa çoğu zaman zayıf. Arayan kişi de daha kararlı — konumunu belirtmesi, hizmete gerçekten ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

Aciliyet eki alan aramalar. "Acil", "hafta sonu", "gece", "aynı gün" gibi ekler alan aramalar. Rekabet düşük çünkü çoğu işletme bu varyantları hiç hedeflemiyor.

Fiyat ve süreç soran aramalar. "Ne kadar", "kaç günde", "hangi belgeler" gibi aramalar. Çoğu işletme fiyat konuşmaktan kaçındığı için bu alan boş kalıyor.

Kuruma satış yapan alanlar. Ankara'da kuruma ve sanayiye satış yapan işletmelerin oranı yüksek. Bu alandaki aramalar tüketiciye satış yapan sektörlere göre belirgin şekilde daha az rekabet taşıyor — çünkü bu işletmelerin çoğu internetten müşteri gelmediğini varsayıyor.

İpucu — Son madde en büyük fırsat. Kuruma satış yapan bir işletmeyseniz ve "bizim müşterimiz internetten aramaz" diye düşünüyorsanız, Search Console kurup bir ay bekleyin. Gelen aramalar genellikle bu varsayımı bozuyor.

Kendiniz nasıl ölçersiniz?

Ücretli araç gerekmiyor. On dakikalık bir yöntem.

1. Kelimenizi aratın. Gizli sekmede, Ankara konumundan.

2. İlk sayfayı sayın. Kaç sonuç gerçekten sizin işinizi yapan bir işletmeye ait? Rehber siteleri, haber siteleri, forum ve sosyal medya profilleri gerçek rakip değil.

3. Sayfaları açın. İçerik ne kadar derin? Ne zaman yazılmış? Sorunun cevabını gerçekten veriyor mu?

4. Puanlayın.

İlk sayfada gördüğünüz

Rekabet

8+ gerçek rakip, derin içerik

Yüksek

4-7 gerçek rakip, orta içerik

Orta

3 veya az gerçek rakip

Düşük

Rehber siteleri ve sosyal medya profilleri baskın

Neredeyse boş

Son satırı gördüğünüzde durun ve not alın. O arama sizin.

Örnek senaryo — Ankara'da teknik hizmet veren bir işletme, ana kelimesinde altı ay uğraştı ve ilerleme olmadı. Yöntemi uygulayıp on beş varyantı test ettiğimizde altısının ilk sayfasında hiç gerçek rakip olmadığını gördük; sonuçlar rehber siteleriyle doluydu. O altı arama için ayrı sayfalar yazıldı. Üç ay içinde altısında da ilk sırada çıkıyorlardı ve gelen talep ana kelimeden beklenenden fazlaydı.

Boşluk gerçek mi, yoksa talep mi yok?

Rekabetsiz bir arama bulduğunuzda sorulacak ikinci soru şu: rekabet yok çünkü kimse fark etmemiş mi, yoksa rekabet yok çünkü o aramayı kimse yapmıyor mu?

İkisini ayırmanın pratik yolu var.

Google'ın kendi önerilerine bakın. Arama kutusuna kelimenizi yazıp beklediğinizde çıkan öneriler ve sonuç sayfasının altındaki "buna benzer aramalar" bölümü, insanların gerçekten ne aradığını ücretsiz gösteriyor. Bir varyant burada çıkıyorsa aranıyor demektir.

Sonuç sayfasının kendisine bakın. Google o arama için harita kutusu, sık sorulan sorular veya öne çıkan sonuç gösteriyorsa, aramanın anlamlı bir hacmi var demektir. Hiçbiri yoksa hacim çok düşük olabilir.

Reklam var mı? O kelimede reklam gösteriliyorsa ticari değeri kanıtlanmış demektir. Reklam var ama organik sonuçlar zayıfsa bu genellikle en iyi fırsat: rakipler bütçeyi reklama koymuş, organik tarafı boş bırakmış.

Zayıf rekabetin dört işareti

İlk sayfayı okurken şunları görüyorsanız fırsat var demektir.

Rehber siteleri baskın. İlk sonuçlar işletme rehberleri veya listeleme siteleriyse, o aramada gerçek bir içerik yok demektir.

Sayfalar güncellenmemiş. Yıllar önce yazılmış ve o zamandan beri dokunulmamış sayfalar. Sektörünüzde değişen her şey sizin avantajınız.

Sonuçlar ilgisiz. Google aramaya tam karşılık gelen sayfa bulamadığında yakın olanları gösteriyor. Bu, o niyeti karşılayan sayfa yok demek.

Sosyal medya profilleri çıkıyor. İlk sayfada bir işletmenin sosyal medya hesabı çıkıyorsa, o işletmenin sitesi ya yok ya da zayıf.

Hacim tuzağı

Rekabetin düşük olduğu aramaların hacmi de düşük oluyor ve bu, çoğu kişiyi vazgeçiriyor.

Vazgeçmeyin. Değerlendirme hacimle değil niyetle yapılmalı.

Ayda 30 kez aranan ama arayanın satın almaya hazır olduğu bir kelime, ayda 3.000 kez aranan ama çoğu bilgi arayan bir kelimeden fazla iş getirebiliyor.

Ayrıca bu aramalar tek tek küçük ama toplamda büyük. On beş dar aramada birinci olmak, tek bir genel aramada beşinci olmaktan genellikle daha çok telefon çaldırıyor.

Dikkat — Boşluk buldunuz diye o aramaya karşılık gelen ince bir sayfa açmayın. Sayfa, o sorunun cevabını gerçekten vermeli. Aksi hâlde rekabetsiz bir aramada bile sıralanamıyorsunuz — çünkü Google'ın yararlı içerik ölçütleri rekabetten bağımsız işliyor.

Rekabetsiz aramada da kural aynı

Boşluk bulmak yarısı; diğer yarısı o boşluğu doğru doldurmak.

Rekabetin olmadığı bir aramada bile zayıf bir sayfa sıralanamıyor. Google'ın başlangıç rehberi bunu net anlatıyor: sayfanın arayan kişinin sorusuna gerçekten cevap vermesi gerekiyor. Rekabet düşüklüğü eşiği düşürmüyor, sadece eşiği aştığınızda daha hızlı karşılık veriyor.

Bulduktan sonra ne yapmalı?

Sayfayı yazın. O aramaya doğrudan cevap veren bir sayfa. Genel hizmet sayfasına paragraf eklemek yetmiyor.

Mevcut sayfalarınızdan bağlayın. Yeni sayfa tek başına dururken sıralanması uzun sürüyor. İlgili sayfalarınızdan ona bağlantı vermek süreci belirgin şekilde hızlandırıyor.

Ölçün. Search Console'da o aramanın gösterim eğrisini takip edin. Sekiz hafta sonra hareket yoksa niyet okumasını yeniden gözden geçirin.

Tekrarlayın. Yöntem bir kez uygulanıp bırakılacak bir şey değil. Üç ayda bir tekrar edildiğinde yeni boşluklar çıkıyor; rakipler değişiyor, aramalar evriliyor.

Sonuç — Rekabet analizi ücretli araç işi değil, dikkatli okuma işi. Ankara ölçeğinde boşluk şehir adıyla yapılan genel aramalarda değil, ilçe ve niyet eki alan dar aramalarda duruyor.

Bu taramayı sizin sektörünüz için yapıp hangi aramaların erişilebilir olduğunu çıkarıyoruz. Ankara'daki çalışma kapsamımız Ankara SEO ajansı sayfasında; kelime planının nasıl kurulduğu SEO strateji geliştirme tarafında. İlçe bazlı görünürlük için yerel SEO sayfasına bakabilirsiniz.

SSS

Sık sorulan sorular

Ankara’da hangi sektörlerde SEO rekabeti düşük?

Tek bir liste vermek yanıltıcı olur çünkü rekabet kelime kelime değişiyor. Genel eğilim şu: tüketiciye satış yapan ve reklam bütçesi yüksek sektörlerde rekabet yoğun; kuruma satış yapan, sanayi ve teknik hizmet veren alanlarda belirgin boşluk var. Kendi sektörünüzü test etmenin yolunu bu yazıda anlattık.

Rekabeti ücretli araç olmadan ölçebilir miyim?

Evet ve şaşırtıcı derecede doğru sonuç veriyor. Kelimenizi aratıp ilk sayfadaki sonuçlara bakın: kaçı gerçekten sizin işinizi yapan bir işletme, kaçı rehber sitesi, sayfalar ne zaman güncellenmiş. İlk sayfada gerçek rakip sayısı azsa rekabet düşük demektir.

Rekabeti düşük kelimelerin hacmi de düşük değil mi?

Genellikle evet ve bu bir sorun değil. Ayda 30 kez aranan ama arayanın satın almaya hazır olduğu bir kelime, ayda 3.000 kez aranan ama çoğu bilgi arayan bir kelimeden fazla iş getirebiliyor. Değerlendirme hacimle değil niyetle yapılmalı.

İlçe adı eklemek gerçekten rekabeti düşürüyor mu?

Ankara ölçeğinde belirgin şekilde evet. Şehir adıyla yapılan aramalarda çoğu sektörde rekabet varken, ilçe adıyla yapılan aramalarda ilk sayfa çoğu zaman zayıf sonuçlarla doluyor. Ancak ilçe sayfası açacaksanız içeriğin gerçekten o ilçeye ait olması gerekiyor.

Rakiplerim reklam veriyor, bu SEO’yu zorlaştırır mı?

Doğrudan hayır; reklam ve organik ayrı sistemler. Ama dolaylı bir gösterge: reklam yoğunluğu o kelimenin ticari değerinin yüksek olduğunu söylüyor. Reklam çok, organik sonuçlar zayıfsa bu genellikle iyi bir fırsat — rakipler bütçeyi reklama koymuş, organik tarafı boş bırakmış demektir.

Boşluk bulduktan sonra ne yapmalıyım?

O aramaya doğrudan cevap veren bir sayfa yazın. Genel bir hizmet sayfasına ek paragraf eklemek yetmiyor; arama kendi sayfasını hak ediyor. Sayfa yazıldıktan sonra mevcut sayfalarınızdan ona bağlantı vermek, sıralanma süresini kısaltıyor.