Google’da yükselen içerik nasıl yazılır?
İyi yazmak yetmiyor. Sıralanan içeriğin beş ortak özelliği, yazmaya başlamadan önce yapılması gereken otuz dakikalık iş ve yayın sonrası çoğu sitenin atladığı ölçüm adımı.

İyi yazmak neden yetmiyor?
İyi yazılmış ama hiç okunmayan çok sayıda içerik var. Sebep yazının kalitesi değil, yazmadan önce atlanan bir adım.
Arama sonuçlarında sıralanmak bir yazma işi olduğu kadar bir konumlandırma işi. Aynı soruyu cevaplayan on sayfa varsa, on birincisinin sıralanmak için bir gerekçesi olması gerekiyor.
Bu yazı o gerekçenin nasıl kurulduğuyla ilgili.
Yazmadan önce yapılacak tek iş
Bir tane var ve otuz dakika sürüyor: hedef kelimeyi aratıp ilk beş sonucu okumak.
Okurken iki şey arıyorsunuz:
1. Hepsinin ortak olarak cevapladığı sorular. Bunlar sizin de cevaplamanız gereken sorular. Cevaplamazsanız eksik kalıyorsunuz.
2. Hiçbirinin cevaplamadığı soru. Bu, sizin sıralanma gerekçeniz. Bilgi kazancı denen şey tam olarak bu.
İkinci maddeyi bulamıyorsanız o konuyu yazmayın. Aynı şeyi tekrar eden bir sayfayı öne çıkarmak için arama motorunun bir sebebi yok.
İpucu — İlk beş sonucu okurken yorumların, sık sorulan soruların ve "insanlar bunu da soruyor" bölümünün cevaplanmayan sorularına bakın. Boşluk genellikle orada duruyor.
Sıralanan içeriğin ortak özellikleri
Uzunluk değil. Sahada gördüğümüz ortak nokta beş başlıkta toplanıyor.
Kapsam. Okuyucunun o konuda soracağı bütün soruları tek sayfada cevaplıyor. Yarım bırakılan konu için okuyucu geri dönüyor.
Netlik. Cevap saklanmıyor. "Yazının devamında anlatacağız" cümlesi hem okuyucuyu hem yapay zekâ motorlarını kaybettiriyor.
Somutluk. Rakam, örnek, senaryo. Soyut ifadeler akılda kalmıyor ve alıntılanmıyor.
Kaynak. İddia edilen şeyin dayanağı veriliyor. Kaynaksız iddia, kaynaklı aynı iddiayla yarışamıyor.
Sınır. "Ne zaman yapılmaz" bölümü. Rakiplerin neredeyse hiç yazmadığı ve güven kuran bölüm bu.
Başlık
Başlık iki işi birden yapmak zorunda: arayan kişinin cümlesiyle eşleşmek ve tıklanmak.
Hedef kelimeyi taşımalı. Yaratıcı ama kelimeyi taşımayan başlık, arayan kişiyle eşleşmiyor. Kendi sitemizde beş sayfanın başlığını tam bu sebeple yeniden yazdık.
Mümkünse kelime başta olmalı. Arama sonucunda göz ilk kelimelere takılıyor.
60 karakteri aşmamalı. Marka son eki dahil. Aşan başlık kesiliyor.
Google'ın başlık bağlantısı belgesi hangi başlığın gösterileceğine nasıl karar verildiğini açıklıyor — yazdığınız başlık her zaman gösterilmiyor.
İlk paragraf
En çok okunan ve en çok savsaklanan bölüm.
Yapması gereken üç şey var:
- Sorunu okuyucunun kendi diliyle kurmak
- Cevabı vermeye başlamak
- Jargondan uzak durmak
Yapmaması gereken: tanım yapmak. "SEO, arama motoru optimizasyonunun kısaltmasıdır" cümlesiyle başlayan bir yazı, okuyucunun aradığı şeyi geciktiriyor.
Bu bölüm ayrıca yapay zekâ motorlarının cevabı en çok aldığı yer. Cevabın burada başlaması, alıntılanma ihtimalini doğrudan etkiliyor.
Yapı
Öğe | İşlevi |
|---|---|
Alt başlıklar | Arama niyetini birebir karşılamalı |
Tablo | Karşılaştırma varsa |
Kutu | Uyarı, ipucu, örnek senaryo |
Numaralı liste | Sıralı adımlar |
Kısa paragraf | Mobilde okunabilirlik |
Alt başlıklar özellikle önemli: her biri birinin Google'a yazabileceği bir cümleye benzemeli. "Süreç Hakkında" değil "Ne kadar sürede sonuç verir?".
Tablo ve kutular metni kırıyor ama ölçülü kullanılmalı. Her bölümü tabloya çeviren bir yazı, okunması gereken metni hücrelere sıkıştırmış oluyor.
Anahtar kelime yoğunluğu diye bir şey yok
Bu konuda hâlâ dolaşan bir yanlış inanış var: kelimenin belirli bir oranda geçmesi gerektiği.
Böyle bir hedef yok. Kelimenin başlıkta, ilk paragrafta ve bir iki alt başlıkta doğal biçimde geçmesi yeterli.
Zorlama tekrar iki zarar veriyor: metin okunmaz hâle geliyor ve doğallık kaybı Google'ın istenmeyen içerik politikalarına yaklaşıyor.
Daha faydalı olan şey, konuyla ilgili yakın kavramların doğal biçimde geçmesi. Bir konuyu gerçekten bilen biri o kavramları zaten kullanıyor.
Yayın sonrası — çoğu sitenin atladığı adım
İçerik yayınlanıyor ve unutuluyor. Oysa asıl kazanç burada.
Dört hafta sonra Search Console'a bakın. Yazı hangi sorgularda görünüyor?
Üç olasılık var:
Beklediğiniz kelimede görünüyor. Konum neyse oradan yükseltmeye çalışın.
Başka bir kelimede görünüyor. Bu çok sık oluyor ve değerli bir bilgi. Google yazınızı başka bir soruya uygun bulmuş. İçeriği o kelimeye göre güncellemek, sıfırdan yeni yazı yazmaktan hızlı sonuç veriyor.
Hiçbir kelimede görünmüyor. Ya indekslenmemiş ya da konu zaten sitedeki başka bir sayfayla çakışıyor.
11–30. sıralarda takılan içerikleri güçlendirmek, yeni içerik üretmekten daha hızlı kazanç sağlıyor; yöntemini kolay sıralanan kelimeler yazısında anlattık.
Örnek senaryo — Bir yazı "X nasıl yapılır" kelimesi için yazılıyor ama Search Console'da "X ne kadar sürer" sorgusunda gösterim alıyor. Yazıya süre konusunu ayrıntılandıran bir bölüm ekleniyor ve başlık güncelleniyor. Altı hafta sonra o sorguda ilk sayfaya giriyor. Yeni bir yazı yazılsaydı aynı sonuç için aylar geçecekti.
Güncelleme ritmi
Yayınlanan içerik donmuş bir varlık değil.
Yılda bir gözden geçirme. Rakamlar, ekran görüntüleri, dış bağlantılar ve araç adları.
Gösterim düştüğünde inceleme. Ya konu değişmiş ya rakip daha iyisini yazmış.
Konu değiştiğinde hemen. Mevzuat ya da yöntem değiştiyse beklemeye gerek yok.
Hangi içeriğin uzun ömürlü olduğunu ve güncelleme ritmini uzun ömürlü içerik yazısında ayrıntılandırdık.
Alt başlıkları planlamak
Yazının iskeleti alt başlıklarla kuruluyor ve bu, yazmadan önce yapılacak iş.
Yöntem: hedef kelimeyi aratıp "insanlar bunu da soruyor" bölümünü ve ilk beş sonucun alt başlıklarını toplayın. Ortaya çıkan liste, okuyucunun o konuda merak ettiği şeylerin haritası.
Bu listeden kendi yazınızın alt başlıklarını seçin. Her biri birinin arama kutusuna yazabileceği bir cümleye benzemeli.
Okunabilirlik
Mobilde okunan bir metin için biçim, içerik kadar belirleyici.
Paragraf uzunluğu. Üç dört cümleyi geçen paragraflar mobilde duvar gibi görünüyor.
Kalın vurgu. Bölümün ana fikrini taşıyan cümlenin kalın olması, tarayarak okuyan kişiyi yakalıyor.
Liste ve tablo. Sıralı bilgi listede, karşılaştırma tabloda.
Boşluk. Sıkışık metin okunmuyor.
Bunlar süs değil; okumaya devam etme oranını doğrudan etkiliyor.
İç bağlantı planı
Yazıyı yayınlamadan önce iki soruya cevap verilmeli:
Bu yazı hangi para sayfasına bağlanacak? En az bir tane olmalı ve metnin içinde, gerekçesiyle verilmeli.
Hangi kardeş yazılara bağlanacak? En az iki tane. Bu, konu bütünlüğü sinyalini kuran şey.
Ayrıca ters yönü de düşünmek gerekiyor: mevcut hangi yazılar bu yeni yazıya bağlanacak? Yeni yazı hiç bağlantı almazsa yetim kalıyor.
Yayın kontrol listesi
- Başlıkta hedef kelime var mı ve 60 karakteri aşmıyor mu?
- İlk paragraf cevabı vermeye başlıyor mu?
- En az bir tablo veya karşılaştırma var mı?
- Kaynak gösterilmiş mi?
- En az bir para sayfasına ve iki kardeş yazıya bağlantı var mı?
- "Ne zaman yapılmaz" bölümü var mı?
Sonuç — Sıralanan içeriğin sırrı yazma tekniğinde değil, yazmadan önce yapılan otuz dakikalık okumada. İlk beş sonucun cevaplamadığı soruyu bulamadan yazılan yazı, ne kadar iyi yazılırsa yazılsın sıralanmak için bir gerekçe taşımıyor.
İçerik üretimini içerik SEO, planlamayı SEO strateji geliştirme kapsamında yürütüyoruz.
Bu konuyla ilgili
- anahtar kelime gruplama — Yazmadan önceki planlama.
- faydalı içerik — Değerlendirmenin ölçütü.



