Yapay zekâ cevabında rakibim çıkıyor, ben çıkmıyorum
Rakibinizin önerilip sizin önerilmemesinin ölçülebilir sebepleri var. Hangi üç şeyin eksik olduğunu ve nasıl kontrol edeceğinizi yazdık.

Önce doğru soruyu kurun
"Yapay zekâ rakibimi öneriyor" cümlesi tek bir ölçüme dayanıyorsa dikkatli olun.
Dil modellerinin cevabı sabit değil. Aynı soruyu iki farklı kullanıcı sorduğunda farklı cevaplar gelebiliyor ve cevaplar zaman içinde değişiyor. Tek bir denemede rakibinizi görmek, sistematik bir dezavantaj anlamına gelmiyor.
Bu yüzden ilk iş ölçümü düzgün kurmak.
Soru setinizi yazın. Müşterinizin size ulaşmadan önce soracağı soruları. Marka adınızı içeren sorular değil — onlar zaten sizi bulur.
Aynı soruları tekrarlayın. Ayda bir, aynı biçimde. Kaydedin: geçtiniz mi, hangi bağlamda geçtiniz, verilen bilgi doğru mu.
Eğilime bakın. Tek ölçüm gürültü; üç ölçüm eğilim.
İpucu — Soru setini yazarken telefonda size en çok sorulan soruları kullanın. Onlar zaten müşterinizin gerçek dili ve dil modeline de aynı şekilde soruluyor.
Sebep 1 — siteye erişilemiyor
En sık karşılaştığımız ve en kolay çözülen sebep bu.
Motorlar botlarını kendi belgelerinde ilan ediyor. Hangi kimliğin ne yaptığını tahmin etmeye gerek yok:
Motor | Belge |
|---|---|
OpenAI | |
Anthropic | |
Perplexity | |
Kontrol edilecek üç yer var.
robots.txt. Tarayıcınıza sitenizin adresini ve ardından robots.txt yazın. Yapay zekâ botlarını engelleyen bir kural var mı bakın. Bazı hazır altyapılar bunu varsayılan olarak ekliyor.
Bot koruma servisi. Güvenlik duvarı veya bot koruma katmanı kullanıyorsanız, robots.txt temiz olsa bile erişim orada kapalı olabiliyor. Bu, dışarıdan hiç görünmüyor.
Sunucu kayıtları. En kesin cevap burada. Bu botlar sitenize istek yapıyor mu, yapıyorsa hangi sayfaları çekiyor?
Örnek senaryo — Bir müşteri hiçbir yapay zekâ cevabında geçmiyordu ve içerik üretmeye hazırlanıyordu. Sunucu kayıtlarına baktığımızda botların hiç uğramadığını gördük; bot koruma servisi otomatik olarak hepsini engelliyordu. Ayar düzeltildi, birkaç gün içinde botlar siteyi taramaya başladı. Hiç yeni içerik üretilmeden, sonraki ölçümde marka birkaç soruda geçmeye başlamıştı.
Sebep 2 — o konuda içeriğiniz yok
Model, elinde olmayan bilgiyi üretemiyor.
Sorulan konuda sitenizde bir sayfa yoksa, kaynak olarak seçilme ihtimaliniz yok. Bu basit görünüyor ama ölçüm yapıldığında şaşırtıyor: markanın geçmediği soruların büyük kısmı, sitede karşılığı olmayan konular çıkıyor.
Boşluk analizinin yöntemi şu: ölçüm tablonuzda geçmediğiniz soruları gruplayın ve her grup için sitede bir sayfa olup olmadığına bakın. Yoksa yazılacak liste ortaya çıkıyor.
Sebep 3 — içerik ayırt edici değil
En yaygın ve en çok emek isteyen sebep.
Söylediğiniz her şey başka yüzlerce sitede de yazılıysa, modelin sizi seçmesi için bir sebep yok. Google'ın yararlı içerik rehberi aynı soruyu klasik arama için soruyor: sayfa, okuyucuya başka yerde bulamayacağı bir değer sunuyor mu?
Ayırt edici olan şey genellikle kendi deneyiminiz:
- Gerçek bir müşteri durumu ve nasıl çözüldüğü
- Bir maliyet kalemi veya süre bilgisi
- Sık yapılan bir hata ve sonucu
- Sektörünüze özgü bir uyarı
- Sizin ölçtüğünüz bir sayı
Bunların hiçbiri araştırmayla bulunamıyor. Hepsi sizde.
Kim yazdı belli mi?
Dördüncü bir etken var ve giderek belirginleşiyor: içeriğin arkasında kim olduğu.
İçeriği kimin yazdığı, o kişinin neye dayanarak yazdığı ve kurumun kim olduğu sayfada görünüyorsa, kaynak olarak seçilme ihtimali artıyor. Yazar adı olmayan, iletişim bilgisi bulunmayan ve arkasında kimse görünmeyen bir sayfa zayıf kalıyor.
Bu, teknik bir işaretleme meselesi olmanın ötesinde bir içerik kararı. Yazının altında gerçek bir isim ve doğrulanabilir bir geçmiş olması gerekiyor.
Dikkat — "Yapay zekâ cevaplarında birinci sıraya çıkarırız" diyen bir teklif alırsanız dikkatli olun. Bu sistemlerde sıra diye bir kavram yok; garanti verilebilecek bir yapı bulunmuyor.
Biçim de etkiliyor
İçerik varsa ve erişilebilirse ama yine de geçmiyorsanız, bakılacak bir şey daha var: içeriğin biçimi.
Dil modelleri bir sayfayı bütün olarak alıntılamıyor; içinden kullanılabilir parçalar çıkarıyor. Bu parçaların çıkarılabilir olması biçime bağlı.
Alıntılanabilir biçimler. Net tanımlar, tek cümlelik cevaplar, tablolar, numaralı adım listeleri, soru-cevap blokları, somut rakamlar.
Zor alıntılananlar. Uzun ve bağlama bağlı paragraflar, önceki cümleye atıf yapan ifadeler, görsel içine gömülmüş bilgi.
Pratik bir kural: her bölüm kendi başına anlamlı olsun. Bağlamı olmadan okunduğunda da bir şey ifade ediyorsa alıntılanabilir demektir.
Bu, aynı zamanda klasik aramada da işe yarıyor — öne çıkan sonuçlar ve sık sorulan soru blokları da aynı biçimleri tercih ediyor.
Sıralama beklemeyin
Bu alanda en çok hayal kırıklığı yaratan şey, klasik aramadan taşınan beklenti.
Klasik aramada bir sıra var ve ölçülebiliyor. Dil modellerinde böyle bir sıra yok. Aynı soruya farklı zamanlarda farklı cevaplar geliyor, farklı kaynaklar anılıyor ve bunların hiçbiri sabit bir sıralamaya oturmuyor.
Bu yüzden hedef "birinci olmak" değil, anılma ihtimalini yükseltmek. Ölçtüğünüz şey de sıra değil, kaç soruda geçtiğiniz.
Beklentiyi bu şekilde kuran bir çalışma sürdürülebilir oluyor; sıra vaat eden bir çalışma ilk ölçümde tıkanıyor.
Ölçümü sürdürülebilir kılın
Bu işin en çok bırakıldığı yer ölçüm. İlk ay heyecanla yapılıyor, ikinci ay unutuluyor.
Sürdürülebilir bir düzen için üç şey yeterli: sabit bir soru listesi, sabit bir ölçüm günü ve tek bir tablo. Her satır bir soru, her sütun bir ay, hücrelere geçti veya geçmedi yazılıyor.
Bu tablo üç ay sonra size hangi içeriğin işe yaradığını söylüyor. Panel olmadığı için elimizdeki en iyi ölçüm bu ve kesin sayı vaat eden araçlardan daha güvenilir.
Rakibi taklit etmeyin
Rakibin sayfasını kopyalamak sizi eşitler, öne geçirmez. Üstelik siz kopyalarken o ilerlemiş olur.
Daha etkili yol: soru setinizde rakibin geçtiği soruları alın ve cevaba dikkatle bakın. Cevapta eksik olan ne? Hangi soru cevapsız kalmış, hangi ayrıntı verilmemiş?
O boşluk sizin girebileceğiniz yer. Modelin cevabı zenginleştirmek için bir kaynağa ihtiyacı varsa, o kaynağı siz sağlayabilirsiniz.
Sonuç — Rakibiniz öneriliyor siz önerilmiyorsanız sebep genellikle üç şeyden biri ve ilki teknik bir ayar kadar basit. Ölçümü kurun, erişimi doğrulayın, boşluğu bulun. Bu sıra atlandığında içerik üretimi boşa gidiyor.
Erişim denetimini ve soru seti kurulumunu sizin için yapıyoruz; hangi konularda geçmediğinizi ve hangi içeriğin eksik olduğunu çıkarıyoruz. Kapsam yapay zekâ arama optimizasyonu sayfasında, tek motora odaklı çalışma ChatGPT SEO tarafında. İçerik üretiminin nasıl yürüdüğü içerik SEO sayfasında yazılı.



